Kemik nedir?

İnsanların ve omurgalı hayvanların çatısını (iskeleti) meydana getiren sert ve katı doku. Kemik dokusu; inorganik tuzlarla sertleşmiş osein denen bir ara madde ile bunun içinde biçimlerine uygun boşluklara yerleşmiş "canlı kemik hücrelerin"den ibarettir. Kemik hücreleri sitoplazmik uzantılarla birbirine bağlı zarsız, yıldızsı hücrelerdir. Kemik dokuda, ana madde içinde uzanan kanallara "havers kanalları" denirkemik

Bu kanallar sisteminin içinden kan damarları ve sinirler geçer. Kemikler çeşitli biçimde sıralanıp dizilerek, vücudun yumuşak kısımlarını tutan bir destek olurlar. Bazıları birleşerek nazik organların koruyucusu olur, bazıları da hareketli organlar için kaldıraç işini görür. Erişkin bir insanın vücudunda irili ufaklı 213 adet kemik vardır.

Kemikler üç kısma ayrılır: 1) Uzun (kol ve bacak kemiklerinin çoğu); 2) Yassı (kafatası ve leğen kemikleri, göğüs ve kürek kemiği); 3) Kısa (omurlar, el ve ayak kemikleri).

Uzun kemiklerin uçlarına epifiz, orta kısmına metafiz denir. Metafiz, epifiz ile diyafiz (uçtan uzak) kısmını birleştirir. Uzun kemik uçlarında kaygan yapılı eklem kıkırdağı bulunur. Hareket esnasında kemiklerin uç uca değerek aşınmasını engeller. Kemiklerin üstünü periost denilen ince bir zar örter. Kemiğin içinde "kemik iliği" denilen yumuşak bir kısım vardır, kemiği besleyen kan damarları, sinirler buradan geçer. Kan damarları çok ince kılcallarla havers kanallarına uzantılar gönderir. Kemik iliğinin ayrıca kan hücrelerinin yapımında da önemli rolü vardır.

Kemik dokusu iki çeşittir: Tıkız doku, kemiğin ana dokusu. En dışta bulunur. Süngersi doku ise daha

çok kemik uçlarında yer alır. Yassı kemikler üç tabakadır. Her iki yüzey tabakaları tıkız dokudandır. Kısa kemikler büyüklüklerine göre süngersi ve tıkız dokulardan meydana gelir. Kemiğin ana maddesi osseindir. Proteinli, esnek bir madde olan osseinin üzerine, enzimler etkisiyle kanla gelen kalker tuzları(fosfatlar) çökelir. Fosfor, kükürt ve amino asitler de osseinin bileşimine girer.

Kemiğin meydana gelmesi iki şekilde olabilir: Zar yoluyla kemikleşme (telsel dokuda) ve kıkırdak yoluyla kemikleşme (kıkırdaklarda). Kemik dokusu cansız değildir (Bkz. Doku). Yoğun bir metabolizma (yapım-yıkım) alanıdır. Kemik yapıcı ve kemik tüketici tesirler arasında bir denge vardır.

Kemikler de, vücudun bütün diğer dokuları gibi, gelişme çağında büyür. Uzun kemikler uçlarındaki bölümlerinden büyürler, kısa ve yassı kemiklerin bu bölümleri yanlarındadır. Kemiklerin büyümesinde tiroit, hipofiz gibi iç salgı bezlerinin salgıladıkları hormonların büyük payı vardır.

Kemik hastalıkları travmadan (yaralanma) ve başka sebeplerden meydana gelir. Travmadan olan hastalıklar, sivri veya kesici aletlerin yaptığı yaralar ve çoğunlukla kırıklardır. Travmalarla meydana gelmeyen hastalıklar ya iltihabi olur veya bir beslenme bozukluğundan ileri gelir. İltihabi olan kemik hastalıkları mikroplara bağlıdır. Bunlar arasında kemik iliği iltihapları, apseler, nekrozlar (doku harabiyeti ve ölümü), tüberküloz, frengi, kemik zarı iltihabı ve başkaları sayılabilir. beslenme bozukluğu hastalıklarının başlıcaları: Raşitizm, kemik yumuşaması ve kemik atrofisidir. Kemiklerde doğuştan şekil bozuklukları görülebilir.

Sözlükte "kemik" ne demek?

1. Kemikten yapılmış.
2. İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı.

Cümle içinde kullanımı

Kemik tarak.

Kemik kelimesinin ingilizcesi

adj. bone, osseous, osteoid
n. bone
pref. osteo